saitkosk 1 Takipçi | 22 Takip
Kategorilerim

Belleğimde İz Bırakan Kitaplar

İzlenimler

Diğer İçeriklerim (9)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (1)

Git, Secde Et ve Ağla

2015-10-17 19:40:00
Git, Secde Et ve Ağla |  görsel 1

Son zamanlarda namazla ilgili kitaplar ardı ardına yayınlanıyor. Bunlardan ilki Cemil Tokpınar’ın Sabah Namazına Nasıl Kalkılır kitabıydı. Sanırım milyonun üzerinde kişiye ulaştı bu kitap. Derken namaz platformu oluşturuldu. O diyar senin bu diyar benim, her yer gezildi. İmandan sonra en büyük hakikat namaz anlatıldı. Bu platformda bulunan yazarlarımızın hemen hepsi namazla ilgili kitaplar kaleme aldılar. Bunlar arasında hatırladıklarım: Namaz/ Bir Tevhid Eylemi, Abdullah Yıldız; Niçin Namaz, Nasıl Namaz, eserleriyle Vehbi Karakaş; Namaz Bilinci, Hasan Hafızoğlu; Namaz Gözaydınlığım, Mehmet Göktaş; Namaz/Akılları Durduran Mucize, Kerim Buladı; Namaz/Dirilişe Çağrı, Ahmet Bulut.

Okuduğum bu kitabı ne zaman aldım bilmiyorum. Geçen hafta sonu, kütüphanemde “Bu hafta ne okuyayım?” diye gezinirken gözüme ilişti. Şöyle bir karıştırdım ve sonrasında okumak için ayırdım. İyi ki de öyle yapmışım. Kitap “Hassas bir kalbin başlangıç tekbirinden selama kadar uzanan namaz yolculuğunu hikâyelerle anlatıyor.” 

Hikâyelerde duygulara hitap eden etkili bir dil kullanılmış. Daha çok hayat tecrübesi, namaz konusunda yaşanmışlıklar var. Kitap hadislerle, tarihi olaylarla, pişmanlıklarla, tevbelerle, dualarla süslenmiş. Ara ara şiirler de var. Esmaü’l Hüsna’yı anlattığı bir şiiri kitap boyunca yer alıyor. İşte oradan bir beyit:

“Dilde, kalpte gönülde. “Var” ve “Bir” olan Allah (c.c),
Ona sığınan insan ne ah çeker ne de vah.

Yazar daha çok namaz esnasında neler düşünülmesi gerektiği üzerinde duruyor. Namazda ayetlerin anlamlarını düşünüyor. Allah'ın güzel isimlerini hatırlıyor. “Allahü ekber” diyor Rabbin büyüklüğünü, büyüklüğünü düşünürken bütün bir âlemi, âlemler içindeki âlemi, yıldızları, hücreleri, atomları samanyolunu hepsini birlikte düşünüyor. “Sübhâne Rabiyel azîm” derken, ezelden ebede yaratılan her bir varlığın tüm hücrelerinin ettiği tesbihler, zikirler aklına geliyor. Büyüksün Rabbim diyor. “Semiallâhü limen hamide” diyor. Karanlık bir gecede, kara taşın üzerindeki kara karıncanın isteğini işittiğini, kendisine verilen her tür nimetin şükrü hak ettiğini ve hatta bu namazı ona verilen nimetlerin şükrü olarak kıldığını düşünüyor. Yazar, böyle böyle namazın her bir rüknünde tefekkürler ederek kitap boyunca bizleri iki rekatlık namazında yolculuk yaptırıyor.

Arada hikâyeler yok değil. Mustafa Bey bir cami yaptırmış. Bir akşam iftar verecekmiş. Uşağı Ali Ağa’ya demiş. “Git camiden akşam namazını kılanları davet et.” Ali Ağa namaz sonrası cami çıkışını tutar. Camiden çıkan herkese sorar: “İmam ilk rekâtta hangi sureyi okudu?” Caminin yüze yakın cemaatinden ancak yedi kişi sorunun doğru cevabını bilir. Ali Ağa da onları iftara davet eder. Mustafa Bey sorar, “Cemaat bu kadar olamaz, hepsini çağırmadın mı?” Ali Ağa durumu anlatınca Mustafa Paşa durumdan hoşnut olup yaptırdığı camiye ad olarak Ali Ağa ismini verir.

Yazarımız babasından çokça bahsediyor. Birçok şeyi ondan öğrendiğini ailenin bu konuda hassas olması gerektiğini belirtiyor. Babanın ibadetler yönüyle daha çok cehennemle korkutmayı asıl aldığını söyler. Baba cehennem dedikçe kendisi de okuduğu kitaplarda hep cenneti hayal eder. 

Bir ikindi vaktidir. Yolcudur. Hava soğuktur. Güç bela bir arkadaşının yazıhanesine ulaşır. Girdiği yer namaza müsait değildir. Şeytan devrededir. Yetişirsin. Kaygetmededir. Şimdi cami uzaktır. Soğuktur suları. Hem caminin içi de öyle. Biraz mücadele. Ve karar. Camiye gidilecek. Kollar çemlenir. Musluk açılır. Bismillah denir. O da ne, soğuk su beklenirken sıcacık bir su akmaktadır. Bildik bütün duaları bu hayratı yapan için okur. Camiye girer. Orada da durum aynıdır. Cami yerden ısıtmalıdır. Kısaca yolcu namazı kılıp çıkmak isterken sünnetine varıncaya kadar ikindi namazını ifa eder. 

Kitabı beğendim. Sizlere de okumanızı tavsiye ederim. Bilhassa parkta yatan şarapçının şarap şişesini tam da dudağıyla buluşturmuşken ezanların okunmasıyla gösterdiği tavrı mutlaka okumalısınız. Göreceksiniz, peşin hükümlerinizin çoğundan vazgeçeceksiniz.

Git Secde Et ve Ağla, A. Mahir Pekşen, Kaynak Yayınları, 10 Baskı, İstanbul

Sait Köşk
17.10.2015

15
0
0
Yorum Yaz