saitkosk 1 Takipçi | 22 Takip
Kategorilerim

Belleğimde İz Bırakan Kitaplar

İzlenimler

Diğer İçeriklerim (9)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (1)

CNR Kitap Fuarı/ Mart 2015

2015-03-07 21:50:00
CNR Kitap Fuarı/ Mart 2015 |  görsel 1

CNR kitap fuarı iki gün önce açıldı. Bugün ziyaret etme imkanı buldum. Dün sosyal medyada Nuriye Çeleğen’in Hazreti Fatıma’nın dilinden Efendimizi anlattığı “Babam Hazreti Muhammed” kitabının çıktığını görmüştüm. Fuarda sorduğum ilk kitap bu oldu. Öğrendim ki kitap henüz yayınevinin kendisine de gelmemiş. Matbaadan Salı günü gelecekmiş, fuarda da ancak çarşamba günü olurmuş. Üzüldüm tabi. Her neyse, “Güç olmasındansa geç olması evladır.” diyerek Hülya Yakut Üstündağ’ın yeni kitabı Çağla Zamanı’nı sordum. Baktım yazarı da oradaydı. Kızım adına imzalatırken kızımın isminden beni tanıdı. Ve yenilerde okuduğum Nuriye Ana kitabının bende bıraktığı izlenimleri paylaştığım yazımı henüz okuduğunu belirtti. Çok teşekkür etti. Günün ilk kitabını kızım için imzaladığını söyledi. Nesil’den Vehbi Vakkasoğlu’nun Üstad Bediüzzaman Said Nursi’yi anlattığı Başkasının Günahına Ağlayan Adam kitabını da alarak ayrıldım.

Timaş Yayınları’na geçtim. Baktım bir zamanların televizyon programcısı, akademisyen, diplomat yazar Mim Kemal Öke’yi gördüm. Yeni çıkan Aşkın Ekolojisi kitabını imzalattım. Timaş’a ait Sufi Kitap’tan Rabia Chrıstıne Brodbeck’in Ağla kitabını aldım. Kitap yazarın manevi yolculuğunda edindiği tecrübeleri anlatıyormuş. Muzaffer Ozak kitabın kapağında “Günahlarına ağla. Ağlayamıyorsan niye ağlayamıyorum diye ağla…” diyor. Ayşe Şasa’ya hidayet getiren Muhyiddin İbn-i Arabî’nin Fususu’l Hikem kitabını, yine Ayşe Şasa’nın önsözünü yazdığı Su Üstüne Yazı yazmak kitabının da yazarı Muhyiddin Şekur’un yeni çıkan Gölgeler Koridoru’nu aynı yayınevinden aldım. 

Metin Karabaşoğlu dikkatle takip ettiğim yazarlardan biri. Son zamanlarda kitapları yeni bir yayınevinde çıkıyor. İz yayıncılık. Baktım bir dostuyla sohbet ediyor. İmza gününün olduğunu anladım. Önünde üç kitap var. Hadis Okumaları bende vardı. Ama diğer iki kitap bende yoktu. Peygamberin Bir Günü kitabını kızım için imzalatırken o da Köşk’ten ismimi çıkardı. Yayıncılık faaliyetleri üzerinde sohbet ettik. Anaokulu işlerimi öğrenince “Evet işe oradan başlamak lazım. Çok iyi bir iş yapmışsınız.” diyerek sevincini paylaştı. Ben de yenilerde okuduğum Kısa Surelerın Sınırsız Dünyaları kitabından çokça istifade ettiğimi söyledim. Kendisi de aynı şeklide o kitaptan çok yararlandığını, yazdığı her bir yazıyı önce nefsi için yazdığını belirtti. Doğrudur, dedim. Yazmalarda öyle olduğu gibi, okumalarda da öyle. Kişi önce kendisi için okur. Ya da okumalı. Kendim için de Melekleri Ürkütmeden kitabını imzalattım. Kitabın yeni olduğunu düşünmüştüm, ama neredeyse bir on yıl olmuş kitap çıkalı. “Gözümden kaçmış” dedim. Yazarla vedalaştım. Yayınevinin diğer kitaplarına baktım. Fatma Barbarosoğlu’nun Okuyucu Velinimetimizdir kitabını, Turan Oflazoğlu’nun çevirisinden Sahespeare’nin Othello ve Romeo ile Jüliet tiyatro kitaplarını aldım. Yedi Güzel Adam’dan biri Alaeddin Özdenören’den Unutulmuşlar; Ali Haydar Haksal’dan Öykü Ağacı, Evdeki Yabancı ve Yalnızlık Sarkacı; Cemal Şakar’dan Pencere, Sular Tutuştuğunda, Gidenler Gelenler kitaplarını aldım. Böylece en çok kitabı İz Yayıncılık’tan almış oldum.

Birkaç gün önce bir dostumla konuşurken, popülist yazarların kitaplarından özellikle kaçtığımı ve okumadığımı belirtmiştim. Elif Şafak da bunlardan biri dedim. Dostum bence Elif Şafak’ı okumalısın deyince peki demiştim. Bir kitabını okuyayım. Yazarın Ustam ve Ben kitabını Doğan Yayıncılık’tan aldım. 

Son zamanların gündemi yurt dışındaki okulları konu edinen Barış Okulları kitabını Zaman Kitap’tan aldım. Kitap “Önden giden adanmış eğitimcilerin sınırları aşan hikayelerini” anlatıyor. Daha önce Önden Gidenlerin hikayelerini çokça okumuştum. Hepsinde de duygularıma hakim olamamıştım. Hep dua etmişimdir arkalarından. Şimdilerde de aynı şekilde bu eğitim ordusunun mümkün olduğunca tüm adanmışlıklarıyla eğitim işine daha fazla ağırlık vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu son olayların onları arındırmasını diliyorum. Aynı şekilde siyasi dilin de onlar için bu kadar acımasızca kullanılmasının büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. Zaman Kitaptan Ali Çolak’ın Söz Işıldağı deneme kitabını da alıp ayrıldım. 

İskender Pala’nın Leyla ile Mecnun ve İki Darbe Arasında kitaplarını okumuş isem de herhangi bir romanını okumamıştım. Yeni çıkan bir kitabını gördüm. Bülbülün Kırk Şarkısı. Peygamber Efendimizin hayat hikayesi anlatılmış. Beğeniyle okuyacağımı zannediyorum.

Son olarak fuarın onur konuğu Mehmet Niyazi Özdemir Ötüken Yayınları standındaydı. Kendisinin daha önce Çanakkale Mahşeri kitabını okumuştum. Çok tesirli bir kitaptı benim için. Çanakkale Savaşı’nın 100. yılına özel, kitap farklı bir özenle yeniden basılmış. Yazara, Ölüm Daha Güzeldi kitabını kendim için, İki Dünya Arasında kitabını ise kızım için imzalattım. Soyadımı söyleyince “Aydınlı mısın?” diye sordu. “Hayır Kahramanmaraşlıyım” dedim. “Köşk’ler Aydın’da çok var” dedi. İlk defa duydum. 

Mescitte yazar Ali Erkan Kavaklı’yla karşılaştım. Selamlaştık. Sarıldık. Sohbet ettik, dualar ettik birbirimize. “Yayıncılığa devam mı?” dedi. “Hayır bıraktım, şimdi en küçüğünden okulculuk yapıyorum.” dedim. O da anaokulu eğitimi konusunun çok önemli olduğunu, her şeyin oradan başladığını belirtti. Sorumluluğumun çok olduğunu belirtti. Allah kolaylık versin diye dualarda bulundu. Amin, Ruz u mahşerde mahcup olmayız inşallah, dedim. 

Bir kitap fuarı macerası da burada bitmiş oldu. 

Sait Köşk
01.03.2015

12
0
0
Yorum Yaz